Meleklerle şarkı söyle Cesaria ve bize de duyurmayı unutma

Doksanlarda dünya müziği mefhumu yükselirken, müzik endüstrisi, hem taze kanla beslenmek hem de alım gücü yükselmiş yeni göçmen kitleleri ve o göçmenlerin etrafında oluşan alternatif dinleyicileri kendisine çekiyordu. Dünya artık başka seslere de kulak vermeyi öğreniyordu. Cesaria Evora da belki bu dalga olmasa Cabo Verde barlarında yalın ayak şarkı söylemeye devam edecekti.

Çıplak Ayaklı diva yazıyordu Paris kahvelerini süsleyen afişlerinde. Üzerinde basit pamuklu bir elbise, makyajsız yüzü, çıplak ayakları, gerçekten de bu dünyanın telaşının dışında bir yerde duruyordu. İstanbul’a konsere geldiğinde, Boğaz kıyısında, daha silahlıydı. Yine de Chanel tayyörünü süsleyen altın zincirleri ve bilezikleri onu çok da farklı göstermiyordu. Ceketinin eteklerini eliyle çekiştirerek, John Lennon’un siz öndekiler, mücevherlerinizi şıkırdatın yeter dediği türden bir kalabalığa, arkadan gelen sucuk kokuları eşliğinde şarkı söylerken, tek bir noktaya bakıyordu. (İstanbul’da konserler böyledir: müziğe yoğunlaşabileceğiniz konser alanları ve zamanları pek nadirdir).

Cabo Verde’nin,  rüzgarların ortasındaki bu adanın blues’u da denen mornaları Cesaria’yla birlikte tanıdı dünya. Latin ve Afrika kültürleri yumuşacık kaynaşıyordu söyleyişinde. O ise pek de umursamadı olup bitenleri. Elli yaşından sonra gelen şöhretle, parayla ne yapayım ben şimdi, sevgili mi edineceğim bu yaştan sonra diyordu hüzünden hiç kurtulmaz görünen ifadesiyle. Şikayetini ilenmeden iletebilenlerden biriydi.Nusret Fatih Ali Han gibi.

Sesini ilk duyduğumda, bir anne melek varsa herhalde böyle şarkı söylüyordur diye düşünmüştüm. Kuşatan, saran, neredeyse pışpışlayan bir sesi vardı. Sakin ol der gibiydi, sesini kullanma şekli. Dünyanın telaşının seni ittirip kaktırmasına izin verme. Bırak, hepsi geçecek, sana acı çektirmelerine izin verme. Ben seni teselli ederim. Hangimizin ihtiyacı yok ki teselliye.

Cennetin sesleri birer birer ayrılırken aramızdan, yerini yenilerinin almasını beklemek düşüyor biz fanilere.

Nazlı Ökten

http://www.cesaria-evora.com/  sayfasındaki canlı kayıtlar müthiş

Düetlerden oluşan son albümünün en güzel düetlerinden biri de Elefteria Arvanitaki’yle yaptığı Sodade

Rita Mitsouko’yu bile dize getirdiği diğer bir düet yine Sodade

Advertisements
Leave a comment

1 Comment

  1. …bir anne melek’in uçuşuna dair bu yazı için teşekkürler sayınökten.

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: